Bu tür ziyaretlerin İngiltere'nin ilişkilerini güçlendirip,
dostluklarını tazelemeye, siyasi işbirliğini derinleştirmeye, yurtta ve
dünyada kamuoyuna sembolik mesajlar vermeye yaradığına dikkat çekilen
yazıda, 'Kraliçe'nin çok az sayıdaki ziyareti, Türkiye'ye yaptığı
ziyareti kadar zamanlaması yerinde ve önemli olmuştur' ifadesi
kullanıldı.
Türkiye'nin doğu ile batı arasında eşsiz bir köprü pozisyonunda
olduğuna, AB ve dünyayla ilişkileri açısından önemli bir dönemden
geçtiğine işaret edilen Times gazetesinin makalesinde, Türkiye'nin,
huzursuz bir bölgede barışın ve istikrarın korunması ve gelişme için
anahtar rol oynadığı kaydedildi.
Türkiye'nin soğuk savaş dönemi ve Ortadoğu'da devam eden kargaşalar
süresince NATO'nun güçlü bir üyesi olarak kaldığına da dikkat çekildi.
Türkiye için de İngiltere'nin benzer şekilde büyük önem taşıdığı
belirtilen makalede, İngiltere'nin Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin
en büyük destekçisi olduğu, Tony Blair'in başbakanlığı döneminde
Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin başlatıldığı ve İngiliz
hükümetinin AB içindeki ortaklarının bu taahhütten geri adım atmamasını
sağlamak için yoğun çaba harcadığı hatırlatıldı.
TÜRKİYE'NİN IRAK KONUSUNDAKİ SORUMLU TUTUMU
Makalede, Türkiye'nin stratejik önemini artıran önemli unsurlar
arasında, Irak'taki istikrarın büyük ölçüde Ankara'nın itidalli
tutumuna bağlı olmasının bulunduğu vurgulandı.
Terör örgütü PKK'nın kanlı eylemlerinin Türkiye'yi Irak'ın
kuzeyindeki durum konusunda hassas kıldığı belirtilen makalede, sınır
ötesi operasyonlar ve teröristlere yönelik sıcak takiplere rağmen
Türkiye'nin Irak'ta birlik ve istikrarın sağlanması ve korunması
açısından son derece sorumluluk içeren rol oynadığı kaydedildi.
Makalede, 'Irak Saddam sonrası kargaşa ve şiddetten kurtulmaya
çalışırken bu itidal daha da büyük önem kazandı' denildi.
Türkiye'nin Müslüman ve laik demokratik modeliyle bölgesel bir
endüstriyel güç olarak, aşırı dini kesimlerin baskılarına rağmen açık
ve özgür kalabilen toplum yapısıyla bir örnek oluşturduğu da belirtilen
makalede, ülkede ifade özgürlüğünün gelişmesi için ise zamana ihtiyaç
olduğu savunuldu.
'Bugün Türkiye'yi eşsiz biçimde önemli kılan ise ılımlı İslam ile
demokrasi ve ekonomik gelişme arasında bir ahenk sağlamaya yönelik
girişimidir' ifadesi kullanılan makalede, onlarca yıldır ilk kez Arap
ülkelerinin gelişmeleri büyük dikkatle izledikleri belirtildi.
Makalenin sonunda, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğunun bütün İslam
dünyasını etkisi altında bulundurduğu hatırlatılarak, 'Bugün Türkiye'de
olup bitenler de hala sınırlarının ötesinde önem taşıyor' denildi.