Genel Yazar
Ayse Bogazkoy
Aşk acısını dindir ve bilim aşka el attı
Yazarlarımız
Hacer Altay
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ OLALI BÖYLE ZARAR VERMEDİ
Semra Pınarlı
Ne Yazıkki Haklılar
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK

Habergunluk.com Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

ÜNİVERSİTE (SINAVI) SORUNU
Bir üniversite hocasının kaleminden, üniversite, üniversiteye giriş aşaması ve sonrası.... Hasan Bülent Kahraman ın kaleminden...
14:48:27 2008-08-18
Hem üniversite hocası olup, hem üniversite griş sınavlarını ve yerleştirme sürecini izleyip hem de bir şeyler söyleyip yazmamak olanaksız. Öncelikle bu aşamaları geçmiş ve bir programa yerleşmiş, özellikle de istedikleri üniversite ve bölümleri elde etmiş olan öğrencileri kutlarım. Büyük bir iş başardıklarını bilmeleri gerekir. Bununla birlikte bu özelliği taşıyan, yani istediğini elde etmiş öğrencilerin sınava giren tüm öğrenciler içinde küçük mü küçük bir bölüm oluşturduğunu belirtip konuyu buradan irdelemeye başlayalım.



Kazananlar kazandı mı?

Abbas Güçlü'nün 16 Ağustos 2008 tarihli Milliyet'te çıkan yazısı bu konuda çok hayati saydığım bilgileri bazı somut rakamlar vererek irdeliyor. Güçlü'nün aktardığı rakamlara göre 833 bin kişi üniversiteyi kazanmış ama 'gerçekte 4 yıllık lisans bölümlerine girenler sadece 265 bin kişi. Onların da yarısı muhtemelen gelecek yıl sınava girip fakülte değiştirecek. Kazananlardan 164 bin öğrenci halen üniversite öğrencisi, 28 bini üniversite mezunu.' Bu genel saptamanın benim açımdan bam telini Güçlü'nün belirttiği şu husus meydana getiriyor: ' İlk beş tercihine yani en çok istediği fakültelere girip de gelecek yıl yeniden sınava girmeyi düşünmeyenlerin oranı sadece ve sadece yüzde 3.'

Bana göre bu korkunç durumun özetini Güçlü 'sınavın kazananı yok' diye yapıyor. Sonra devam ediyor ve ' onca çile ve harcama sadece yüzde 3'ü mutlu etmek için' diyor.



Yüzde 3 için...

Evet, üniversite sınavlarının en çarpıcı yanını bana göre bu rakamların tablosu meydana getiriyor. Milyonlarca öğrencinin girdiği sınavda sadece yüzde 3 istediği ilk beş tercihten birisini elde ediyor. Buradan hareket edip herkes dilediği sonucu çıkarabilir ama ben ortada artık çok hantallaşmış, çok havale kazanmış, kımıldayamayan ve kımıldatılamayan bir sorunla karşı karşıya bulunduğumuz kanısındayım. O yüzde 3'e giremeyen öğrenciler arasında da çok iyi öğrenciler olduğundan kuşku duymadığımı söyleyecek olursam, hele hele bütün kazananların içinde 4 yıllık lisans programlarına kayıt yaptıranların da sadece 265 bin kişi olduğunu yeniden hatırlarsak ortada duran problemin vahametini varın siz düşünün. Bu ürkütücüden öte Türkiye'nin bütün geleceğini ipotek altına alan bir sonuç.



Mühendisler ve doktorlar...

Beni ilgilendiren ikinci nokta ilk 50 öğrencinin yönelimi. Bu öğrencilerin 28'i mühendislik, 22'si tıp fakültelerini tercih etti. Bu 28 mühendislik öğrencisinin 20'si devlet üniversitelerine yöneldi. Bu saptamanın da getirdiği bazı sonuçlar var. Öncelikle Türkiye hala mühendisliktıp eğitimini ülkenin en iyi öğrencilerine veriyor. Buna itiraz etmek kolay değil. Belki dünyanın her yerinde böyle. Fakat bu öğrencilerin kapasitelerini üniversiter bir eğitimle ne kadar kullanıyoruz, sorulması gereken sorudur. Yani gelecekte bu öğrencilerin bilime yönelmesini bekliyor insan. Ne kadar başardığımıza ayrıca bakmak gerek. İkincisi sosyal bilimlerin genel durumu. O da başlı başına bir araştırma konusu olmak gerekir.Üçüncüsü, devlet üniversitesi-özel üniversite ayrımı. O konuda yazılabilecek çok şey var. Fakat geriye kalan 8 öğrencinin özel üniversitelere yönelmesi ( 7 Bilkent, 1 Sabancı) herhalde yabana atılmayacak bir durumdur.

Nihayet şu: bunca kıyametin koptuğu ve yerleştirmelerin bunca çileye mal olduğu bir ortamda hala 24 bin boş kontenjan var. Bunun belki çok teknik nedenleri bulunmaktadır. Onları irdelemeye gerek yok. Önemli olan bütün bu göstergelerin çok kapsamlı bir soruna işaret ettiği. Hele Türkiye'nin yeni bir demografik döneme girdiği ve eğitimin neredeyse tek silahı olduğunu hatırlarsak üniversite meselesinin trajik boyutlarını da değerlendirebiliriz.

Yoksa, 'keten helva' yandı gitti demektir!


Bu haber  112  kere okundu
YORUMLAR (0)
Son Dakika Haberleri
İşsizlere müjde gibi haber!
Bu maile sakın inanmayın!
Fuhuş operasyonunda 22 tutuklama
Korsanların ana gemisi batırıldı
Eyvah! Dolar şaha kalktı !
Hamile kadına ‘töre’ infazı !
Terim i mutlu eden ne oldu?
Bankalar krizi böyle körüklüyor
TV de hamburger reklamı yasağı
NBA de LeBron dan bir rekor daha
Eğitim Katogorisine Ait Haberler
ÖSS adaylarına müjde
ÖSS de yeni bir bilmece
İl Milli Eğitim den baskın açıklaması
YÖK Başkanı nı coşturan haber
Hangi Branştan Kaç Kişi Alınacak
İÜ de 12 isim rektörlük yarışında
Öğretmene doğu sürprizi
Meslek lisesi mezunlarına müjde
Şehit çocuklarına sınavsız üniversite
28 yeni üniversite İ.Ü ye yetişemedi
Ergenekon da şok gelişme
Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel davaya mazeretsiz katılmayanlar hakkında önemli bir talepte bulundu.
Ziraat Bankası ndan dev adım!
Küresel kriz nedeniyle birçok banka, kredileri geri çağırmaları ile şikayet konusu olurken, Ziraat Bankası, kredi vadelerini uzatma uygulaması başlatt
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
Iletisim   |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google | emlak | iddaa | iddaa
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

arkadaş çocuk oyunları sohbet odaları