Cumhurbaşkanı, başbakan, Genelkurmay başkanı, milletvekilleri ve üst
düzey bürokratların maaşları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla
paylaşılırken, rektörlerin aylık kazancı sır gibi saklanıyor.
Üniversite yöneticilerinin gelirleri arasında, 3 bin 680 yeni liralık
maaşın yanı sıra, döner sermaye, geliştirme ödeneği, makam, temsil ve
görev tazminatları yer alıyor. Ancak hangi rektörün döner sermayeden ne
kadar pay aldığını YÖK ve Maliye Bakanlığı bile bilmiyor. Çünkü
trilyonlarla ifade edilen döner sermayenin bölüşümünü üniversite
yönetimleri kendisi yapıyor ve bu oran gizli tutuluyor. Kanuna göre
rektörlerin, üniversitenin kazandığı gelirden (döner sermaye)
maaşlarının 10 katına kadar para alması mümkün. Geliştirme ödeneği gibi
diğer unsurlar da eklenince aylık kazanç 50 bin YTL'yi bulabiliyor.
Alınan paranın üniversitenin büyüklüğüne göre değiştiğini belirten
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kor Yereli,
"Biz küçük üniversiteyiz, rektörümüz ortalama 7 bin 500 YTL alıyor.
Büyük üniversitelerde bu rakam 40 bin YTL'yi aşıyor." diyor. Miktarın
gizli tutulmasını ise şöyle yorumluyor: "Çok aldıkları için göze
batmasından çekiniyorlar."
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzge
Günal, "Rektörün 70 bin YTL döner sermaye payı aldığını duydum." diyor.
Oysa cumhurbaşkanı 15, başbakan 9, milletvekilleri 8, müsteşar ise 4
bin yeni lira maaş alıyor. Rektörlerin yüklü miktarda döner sermaye
almasına tepki gösteren eğitim çevreleri ise yeni bir düzenleme
yapılmasını istiyor. 2007 yılında 54 kamu üniversitesinde toplam 528
milyon YTL, 2008'in ilk üç ayında 134,9 milyon YTL döner sermaye
dağıtıldı.
Maliye Bakanlığı, 2005 yılında yayımladığı Yükseköğretim Kanunu ve
Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliği ile rektörlere ödenecek
döner sermaye oranlarını tekrar belirledi. Üniversiteler, kanuni sınıra
göre döner sermayeden aldıkları payı artırabiliyor. Rektörler, döner
sermaye gelirine saat 14.00'ten sonra katkı koymaları halinde, bir ayda
alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç)
ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç)
toplamının on katına kadar tazminat alabiliyor. Döner sermayeye katkı
koymayan rektörler ise 4 kat döner sermaye alma hakkına sahip. Bu
haklardan rektör yardımcıları ile gelirin elde edildiği fakültelerin
dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcıları da
yararlanabiliyor. Üniversitelerde döner sermayeden kimin ne kadar pay
alacağını ise üniversite yönetim kurulları belirliyor. YÖK Kanunu'na
göre rektörler hiç çalışmadan maaşlarının 5 katına kadar döner sermaye
alabiliyor. Hükümet bu konuda bir kanun tasarısı hazırladı ve
rektörlerin aldıkları payı 'maaşının iki katı artı yüzde 10' ile
sınırlıyor.
Geçen yıl dağıtılan toplam 528 milyon 109,5 bin YTL'lik döner
sermayeden en fazla payı 46,8 milyon YTL ile İstanbul Üniversitesi
aldı. 2007'de Harran Üniversitesi 9, Düzce Üniversitesi 8, Niğde
Üniversitesi 6, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile Balıkesir
Üniversitesi 4'er ay döner sermaye dağıtmadı. Bu yılın ilk üç ayında
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Niğde ve Harran üniversiteleri 2'şer
ay döner sermaye dağıtmadı.
Zaman'ın yaptığı araştırmaya göre, Manisa Celal Bayar Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Semra Öncü, maaşı dışında her ay 7 bin 500 YTL döner
sermaye alıyor. Maaş ve diğer ek gelirlerle birlikte bu rakam daha da
büyüyor. Celal Bayar'ın küçük bir üniversite olduğunu belirten
üniversiteden bir yetkili, iki yıl önce Dokuz Eylül Üniversitesi
rektörünün 52 bin YTL döner sermaye aldığına dikkat çekiyor. 2005'te
çıkan mevzuatla rektörlere döner sermayeden yüksek pay alma hakkı
verildiğine işaret eden Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Kor Yereli ise şunları aktarıyor: "Üniversitenin döner
sermayesi, büyüklüğüne göre değişiyor. Biz küçük üniversiteyiz. O
yüzden bizde dağıtılan kısım az. Rektörümüz aylık ortalama 7 bin 500
YTL alıyor." Büyük üniversitelerde bu rakamın 30-40 bin YTL'leri
bulduğunu söyleyen Yereli, rektörlerin aldığı döner sermayenin gizli
tutulmasını ise şöyle yorumladı: "Çok aldıkları için göze batmasından
çekiniliyor ve bu yüzden saklıyor olabilirler." Dokuz Eylül
Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzge Günal da öğretim üyelerinin ne aldığını
bildiklerini ifade etti. DEÜ'de bazı basit bilgileri almak için bilgi
edinme hakkını kullanmak gerektiğine dikkat çeken Günal, rektörün yakın
çevresindeki üç kişiden başkasının rakamları bilmesinin mümkün
olmadığını vurguladı. Rektörün 70 bin YTL döner sermaye aldığını
duyduğunu anlatan Günal, şöyle konuştu: "Döner sermaye gelirleri
üniversitenin misyonuna uygun dağıtılmalı. Öyle bir dal vardır, para
kazandırmıyordur. Ama üniversitenin işi para kazanmak değil. Adam
anatomisttir, fizikçidir, hasta bakmadığı için bu bire bir paraya
dönüşmüyordur. Öyle bir buluşun peşindedir ki, bunun sayesinde
Türkiye'ye itibar kazandıracaktır. Döner sermaye dağıtımının bundan
dolayı yeniden düzenlenmesi lazım. Piyasa ağırlıklı değil, eğitim,
bilim ağırlıklı dağıtılmalı."
'Herkes eşit faydalanmalı'
Rektörlerin yüklü miktarda döner sermaye alması eğitim çevrelerinin
tepkisini çekiyor. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, döner
sermaye dağıtımında keyfi uygulamalardan vazgeçilmesini ve sendikaların
görüşleri de alınarak yeni bir düzenleme yapılmasını önerdi. "Ülkemizde
bilimsel çalışmaların ve rasyonelliğin beslendiği ana damar olan
üniversitelerde şeffaflığın her zaman hüküm sürmesi gerektiğini
düşünmekteyim." diyen Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı Başkanı Mehmet
Emrah Nalçacı da cumhurbaşkanının, başbakanın ve üst düzey
bürokratların aldıkları maaşlar bilinirken sadece bilimsel çalışmalar
ve öğretim konusunda özerk olması gereken üniversitelerin bu konudaki
gizliliğini anlamadıklarının altını çizdi. Dokuz Eylül Elektrik ve
Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Akpınar ise
rektörün ne kadar döner sermaye aldığını bilmediğini ifade etti. ABD'de
bütün öğretim üyelerinin maaşlarının internet sitesinde yayınlandığını
da kaydetti.
Döner sermaye nedir?
Genel bütçe içinde idare olunan hastane, mesleki okullar, darphane
gibi kuruluşların faaliyetlerinde etkinlik sağlamak için bunlara döner
sermaye veriliyor. Bunların mal ve hizmet üretimleri sonucunda
sağladıkları paralar, döner sermayeye gelir olarak kaydediliyor.
Harcamaları da yine döner sermayeden yapılıyor. Buraya başlangıçta
tahsis olunan ödenek, diğer normal ödeneklerde olduğu gibi yok
olmamakta, gelir-gider akımı içinde devamlı olarak kullanılabiliyor.
Faaliyetleri sonucunda elde ettikleri gelirleri de genel bütçeye değil
döner sermayeye gelir kaydediliyor, böylece ilgili kamu kurulunca
sermayenin tekrar tekrar kullanılması imkânı doğuyor.
2007'de en fazla döner sermaye dağıtan üniversiteler
Üniversite D.Sermaye*
1- İstanbul 46,8
2- Hacettepe 33,9
3- Ege 29,1
4- Dokuz Eylül 26,2
5- Ankara 25,3
6- Gazi 24,8
7- Anadolu 21,8
8- Akdeniz 19,3
9- Çukurova 19,3
10- Uludağ 18,0
Ocak-Mart 2008'de en fazla döner sermaye dağıtan üniversiteler
Üniversite D.Sermaye*
1- Hacettepe 9,4
2- İstanbul 9,2
3- Ankara 7,9
4- Dokuz Eylül 7,7
5- Gazi 7,4
6- Anadolu 5,8
7- Akdeniz 5,6
8- Selçuk 5,7
9- 19 Mayıs 5,6
10- Ege 5,5