Biz bu hazırlık maçlarını ne için oynadık? Son Finlandiya maçındaki oyunu “Maksat gönüller şen olsun” diye mi oynamıştık? Turnuvada oynayacağımız ilk maça 24 saat kala bütün planları rafa kaldıracaksak, bütün kadroyu altüst edeceksek ve ilk gol pozisyonunda Nihat ve Tuncay birbirine girecekse, rakip kaleye sadece 30 metreden tek şut atacak idiysek bunca hazırlık ne içindi? Anlayamıyorum!.. Anlayamam olup biteni! Başkaları turnuva için hazırlık maçları yaparak yavaş yavaş sistem geliştiriyor ya da mevcut sistemini pekiştiriyorken biz ne yaptık, söyler misiniz Allah aşkına? “Portekiz’in oyununu bozacağız” derken zaten sadece kırıntı halinde bulunan “sistemi” de bozmuş olmayalım sakın!.. 4-3-3 bekliyorduk... 4-1-4-1 çıktı. Hakemin düdüğüyle oyun planımız 5-5’e döndü. Peki bu muazzam ve kalabalık sıkışıklık ne içindi? Rakibin üzerine çullanmak ve onu erken bölgede bastırıp sersemletmek için mi? Nerdee? Savunmak için miydi? Hayır! Ne için olduğunu herhalde bir tek teknik ekip biliyor!
***
Maç bitti, cep telefonum çalışmaya başladı. Özellikle genç arkadaşlarımdan gelen mesajlarda hep takımımızda Avrupa’nın üst liglerinde ve üst sınıf takımlarında oynayan futbolcuların olmamasından şikâyet ediliyordu. Bizim ligimizin düşük kalitesi bahane ediliyordu... Yok, çocuklar, hayır!.. Yapmayın! Bunlar “Türk futbolunun kalitesi” dediğimiz şeyi anlamak için geçerlidir ama EURO 2008 gibi turnuvalar için geçerli değildir. Yunanistan’ı hatırlayın. 2004’te şampiyon olan Yunanistan’ı... Oyuncuları Avrupa’nın üst takımlarında mı oynuyordu? Hayır! Ligi Avrupa’nın üst sınıf futbol oynanan ligi miydi? Hayır!.. Peki ne yapmışlardı? Beğensek de beğenmesek de sıkı disiplinle uygulanan; maçtan maça değişmeyen ve rakiplerin havasından nem kapmayan bir SİSTEM geliştirmişlerdi ve ona göre oynuyorlardı. Olay budur! Sistem artık sadece oyun planı ve disiplin anlamına da gelmiyor. Sistem günümüzde her şeyden önce “ruh” demek! Motivasyonun ta kendisi yani! Cumartesi akşamı bizde hiç olmayan şey!
***
Gelelim topla ilişkimize... Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Portekiz’le oynuyorsun. Bir plan yapıp topla oynama süresinin büyük bölümünü rakibine bırakabilirsin. Bu akıllıca bir taktik olabilir! Ama top senin ayağındayken iyi oynayacaksın! Mutlaka... Mutlaka iyi ve etkili oynayacaksın topla!.. Bu kadar yalın bir gerçek bu! Ama Emre çok geride ve beşer metrelik paslarla oynarken, Tuncay darmadağınıkken, Aurelio topla çıkmaya korkarken bütün umutlar Kazım’ın adam eksiltmesine kalmışsa, nasıl etkili top kullanabilirsin! Traji-komik durum bu. Böyle bir durumda rakip Portekiz Ümit Milliler’i de olsa, yenilirdik! Arda neredeydi? Kulübede! Fatih Tekke neredeydi? Evinde!
***
Ya savunma?.. Hani bu ülkeye asıl savunmanın hücum bölgesinde yapıldığını Fatih Hoca öğretmişti? Aurelio’nun bile gerideki iki stoperimizin arasına saklandığı; Emre’nin Aurelio’nun yanına kaçtığı bir oyuna savunma diyebilir miyiz? Portekiz’in stoperi Pepe defalarca geldi bizim 18’imize. Sonunda Nuno Gomes’le ver kaç yapıp gol attı!.. Sadece bu gole bakmak bile bizim çocukların ne blok savunma ne de takım savunması yapmadığını gösterir. Ben de milyonlarca futbolsever gibi merak ediyorum; neden Milli Takımımız futbolunu geliştirmiyor, olgunlaştırmıyor? Neden taş taş üzerine koyamıyoruz? Şu grup maçlarını bir tamamlayalım da, sonra bunları iyice tartışmamız gerekiyor. Ben de, biz futbol yorumcuları da suçluyuz aslında! Ne Terim’i, ne de federasyonu sarsıp kendine getirecek ölçüde uyarılar-eleştiriler yapmaktan kaçındık hep! Niyetimiz iyiydi ama sonuç kötü!
0 otoda indirim 8 bin YTL yi buldu Dün açılan Autoshow 2008 indirimli otomobil alma fırsatını da beraberinde getirdi. Firmalar, fuara özel kampanyalar-ında 8 bin YTL’ye kadar indirim ya
Lida ilaçı piyasada lidan hapın zararları Lidanın zararları Ölüme neden olduğu için yasaklanan zayıflama ilacı "Lida", içeriğinde değişiklik yapılmadan, izinsiz olarak yeniden satışa sunuldu.