Erturk Demirel | PAKİSTAN : YENİ HASTA ADAM! | haberi, resimler, Yeni haberler, tatil, otomobil, video haberleri, günlük canly haber, haber sitesi
Genel Yazar
Ayse Bogazkoy
Aşk acısını dindir ve bilim aşka el attı
Yazarlarımız
Hacer Altay
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ OLALI BÖYLE ZARAR VERMEDİ
Semra Pınarlı
Amacım Dikkat Çekmek!
Erturk Demirel
PAKİSTAN : YENİ HASTA ADAM!
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK





Habergunluk.com Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Erturk Demirel

          
         PAKİSTAN : YENİ HASTA ADAM!

Bazen
bir kelime, bazen de bir yer veya mekan bir ülkenin siyaset yaşamı için
çok şey ifade edebiliyor. Yassı ada nasıl Türkiye siyasi tarihinde
derin anlamlar taşıyorsa Rawalpindi de Pakistan için derin anlamlar
taşıyor. Pakistan, demokrasi mücadelesinin geniş halk kitlelerine
mutluluk getirmediği ender ülkelerden biri olduğu gibi yine bu
çelişkiye rağmen asla bu mücadeleden vazgeçmeyen bir ülke.

Benazir
Butto, 27 Aralık 2007 ‘de lideri olduğu Pakistan Halk Partisi’nin
mitinginin ardından Liyakat Bağ Meydanı’ndan ayrılırken aracın açık üst
kısmından halkı selamlıyor ve bu sırada duyulan üç el ateş sesinin
ardından büyük bir patlama ile suikasta kurban gidiyor. Parti sözcüsü
Vasıf Ali Han, Butto’nun kaldırıldığı Rawalpindi hastanesinde yerel
saat ile 18:16’da liderlerini kaybettiklerini açıklarken, Pakistanlı
bir çok seçmen Rawalpindi’de ikinci kez demokrasi mücadelesini
kaybettiklerini düşünüyorlardı belki de. Bundan yirmi sekiz yıl önce,
Benazir Butto’nun babası ve dönemin Pakistan Başbakanı Zülfikar Ali
Butto yine Rawalpindi’de muhalefeti anayasaya rağmen susturmaya ve yok
etmeye çalıştığı iddiasıyla General Zia-ül Hak tarafından yargılanıp
idam ediliyordu. Aslında bu Pakistan ordusunun siyasete ne ilk ne de
son müdahalesiydi. 1958 yılında General Eyüp Han, 1969 yılında General
Yahya Han, 1977 yılında General Zia-ül Hak ve son olarak 1999 ve 2007
yılları arasında General Pervez Müşerref tarafından ordu Pakistan
demokrasisine ince ayar çekmişti.

Pervez
Müşerref ile uzun bir siyaset denemesi geçiren Pakistan belki geçmişe
göre çok daha huzurlu ve olaysız yıllar geçirdi ama geçen her gün ve
yıl şüphesiz Pakistan demokrasisinden bir şeyler alıp götürüyordu.
Benazir Butto, siyasi yaşamı boyunca Pakistan’ın eski feodel yapısına
karşı mücadele vermesine rağmen Pervez Müşerref’in türlü yolsuzluk
iddialarına engel olamadı ve 1999 yılında görevden alınıp, yine Pervez
Müşerref tarafından sürgüne gönderildi. 2002 yılında Benazir Butto’nun
tekrar seçilmesini önlemek amacıyla anayasaya yeni bir madde koyuldu.
Buna göre başbakanlar en fazla iki dönem görev yapabileceklerdi. Ancak
gerek Batı ülkelerinden gelen baskılar gerekse Pakistan’ın içinde
gelişen siyasi tartışmalar Pervez Müşerref’i, Benazir Butto ile tekrar
görüşmeye zorlamıştı. Sürgünde olduğu süre boyunca babasının kurduğu
muhalefet partisi Pakistan Halk Partisi’ne başkanlık eden Benazir
Butto, hükümetle yapılan uzun görüşmeler sonunda 2008’de ki başkanlık
seçimlerine muhalefet partisi başkanı sıfatıyla katılmak üzere 18 Ekim
2007 de ülkesine geri döndü.

Pakistan
siyaseti için dönüm noktası olabilecek bu yeni başlangıç bile aslında
gösterdi ki demokrasi yolunda Pakistan ne kadar çaba gösterirse
göstersin bu mücadelede en çok zararı siviller görecek. Nitekim Benzair
Butto’nun ülkesine döndüğü gün yapılan suikast girişiminde 138 kişi
ölürken 248 kişi de yaralanmıştı. 8 Ocakta’ki başkanlık seçimleri
yaklaşırken Benazir Butto’nun 27 Aralıkta bir suikaste kurban gitmesi
ile seçimler 18 Şubata ertelendi.

Aslında seçimlerin 3 büyük
partinin rekabeti ile geçeceği aylar öncesinden belliydi: Eski
başbakanlardan Navaz Şerif’in lideri olduğu ve bisiklet amblemini
taşıyan Pakistan İslam Birliği-Navaz ( PML-N ) , Müşerref’in
desteklediği ve kaplan amblemi taşıyan Pakistan İslam Birliği-Kaidi
Azam ( PML-Q ) , Benazir Butto’nun partisi ise tek bir okla temsil
edilen Pakistan Halk Partisi ( PPP ) . Seçimler sonucunda tahmin
edildiği gibi muhalefet partileri büyük bir oy oranı ile meclise en çok
milletvekili sokan partiler oldular. Halk Partisi 86, İslam
Birliği-Kaidi Azam 37 ve İslam Briliği-Navaz 65 sandalye kazandılar.
Diğer partiler ve bağımsızlar ise 64 sandalye ile meclise girebildiler.
Pakistanlı yetkililer seçimlerin büyük bir sükunetle geçtiğini
açıklarken emekli general ve İçişleri Bakanı Hamit Navaz seçim günü
olan olaylarda 19 kişinin öldüğünü ve 157 kişinin hayatını kaybettiğini
açıklıyordu. Şüphesiz bu kayıp Pakistan demokrasi yaşamında tahammül
edilebilir bir kayıptı(!)

Neyse
ki demokrasi mücadelesinde verilen tüm bu can kayıpları ve akan
gözyaşları sonuçsuz kalmadı. Benazir Butto’nun partisi Pakistan Halk
Partisi’nin adayı eski Meclis Başkanı Yusuf Rıza Gilani 342
milletvekilinin 264’ünün evet oyu ve meclisteki “çok yaşa Butto, Butto
hala ölmedi” sesleri arasında başbaşkanlığı onaylanmış oldu. Bir
çokları kendisinin emanetçi Başbakan olduğunu ve Benazir Butto’nun
eşinin bir süre sonra görevi kendisinden devralacağını söyleseler de
geçtiğimiz eylül ayında Asıf Ali Zerdari’nin Pakistan Devlet Başkanı
seçilmesi ile bu dedikodular son bulmuş oldu

Pakistan
bir dönem Türkiye’nin de yaşamak zorunda olduğu demokrasi mücadelesini
çok daha uzun süre yaşamak zorunda kaldı. Bedelleri bütün taraflar için
ağır olsa da şu anda sivil hükümet iş başında ve gelecek için
umutlarını sürdürmeye devam ediyor. Zülfikar Ali Butto görevden
alındıktan 3 yıl sonra Türkiye’de Kenan Evren ile sivil hükümet
devrilmiş ancak kısa sürede yönetim sivil idareye terk edilmişti.
Pakistan ne yazık ki Türkiye kadar şanslı olmadı. Aslında sivil
hükümetin başa geçmesi ile birlikte pandoranın kutusu da açılmış oldu.
Askeri idarenin ülkeyi terk etmesi ile birlikte ülke üzerinde yıllardır
örtülü olan perde kalkmış ve tüm yolsuzluklar, ekonominin kötü gidişi
ve ülkenin özellikle Afganistan’a yakın olan az gelişmiş bölgelerinde
El Kaide ve Taliban varlığının ne kadar arttığı gözler önüne çıkmış
oldu. Belki de hükümetin yeni sahipleri tüm seçim süresince
karşılarında bu kadar sorunlu ve karışık bir Pakistan beklemiyorlardı.
Şimdi sivil idarenin ve Pakistan demokrasisinin önünde yeni ve zorlu
bir sınav var. Bu zorlu mücadele arkalarında hâla iktidara aç olan
generaller ve tarikat liderleri varken çok daha zorlu olacaktır.

Tüm
dünyayı sarsan ekonomik kriz ise işin başka bir boyutu. Geçtiğimiz
eylül ayında ülkenin döviz rezervlerinin 8 milyar dolara indiği
açıklandı. Oysa 2008’in başında bu rakam 16 milyar dolardı. Bu döviz
rezervi Pakistan’ın ithalatını ancak bir ay karşılayabilecek düzeyde ve
Pakistan rupesi 2008 yılı boyunca %21 değer kaybetmiş görünüyor.
Faizler ise %20’yi çoktan aştı. Uluslar arası ekonomi kuruluşları
Pakistan’ın acil 100 milyar dolara ihtiyacı olduğunu açıklıyorlar ve
bunun sadece 3 milyar doları çok yakında ödemesi gereken dış borçları
için. Öyle anlaşılıyor ki iflasın eşiğindeki ülkenin durumu Güneydoğu
Asya’nın siyasetini de etkileyecek. Yakın zamana kadar bölge Çin,
Hindistan ve Pakistan arasında dengelenirken şimdi taşlar yeniden
yerleşeceğe benziyor. Ve ne yazık ki bölgenin ve Pakistan’ın kaderi
Amerika’nın yeni başkanının Pakistan’a ve bölgeye ne kadar önem
verdiğine bağlı olacak. Daha kötüsü Pakistan, Taliban, El Kaide ve
askeri liderler arasında yeni bir Afganistan olma yolunda geri dönülmez
bir yola girmesi olacak.

Bu
sebeplerle olsa gerek Pakistan Devlet Başkanı, kendi ülkesi için bir
zamanlar Osmanlı Devleti içinde kullanılan “hasta adam” ifadesini
kullanmaktan çekinmeyerek Pakistan’ın Asya’nın yeni hasta adamı
olduğunu ve müttefiklerinden acil yardım beklediklerini söyledi.
Hindistan ile yeni bir askeri sürtüşmeye girmek istemeyen, ekonomik
krizin faturalarının Pakistan’ın sosyal hayatında yaratacağı yıkımları
öngören Yusuf Rıza Gilyani ülkesine batının desteğini çekmek için ise
çok ilginç bir yöntem uyguluyor: Yusuf Rıza Gilyani’nin Le Figaro’ya
verdiği demeçte Küresel terörizmin neredeyse kaynağı ve çıkış noktası
olan Afganistan ile sınır komşusu olmalarının Batı’nın Pakistan’a
askeri ve mali yardım etmesi için yeterli bir sebep olarak görüyor.

Acaba Türkiye bir
zamanların Asya Kaplanları’ndan şimdi ise Asya’nın yeni pandora kutusu,
kadim dostu Pakistan’a bu en zor zamanında ne kadar yardımcı olabilecek?

Ertürk Demirel
2009-03-06 Bu yazı  9604  kere okundu
Son Yazıları:

PAKİSTAN : YENİ HASTA ADAM!
...Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm
Doğru sorular doğru cevapları getirecektir.
Tzipi Livni nin Listesi
NABUCCO PROJESİ VE İPOTEK ALTINA ALINAN GELECEĞİMİZ
YORUMLAR
Cem dublekste rahat edemedi
Cem Garipoğlu, 18 yaşına bastıktan sonra sevk edildiği Silivri Cezaevi nde koğuşundan rahatsız.
Tecavüzcüye suçüstü !
Torunu yaşındaki iki çocuğu ormanlık alanda tecavüz edecekken yakalandı.
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Günün

Haftanın

Ayın

1
1
İngiltere de bir televizyon kanalı bir araştırma yaparak, kadınların en güz
1İşte kadının en güzel olduğu yaş

Çok Yorumlananlar

Günün

Haftanın

Ayın

1
1
İngiltere de bir televizyon kanalı bir araştırma yaparak, kadınların en güz
1İşte kadının en güzel olduğu yaş
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
| iletisim |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google|
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.© 2007-2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.