Leyla Umar'ın izlenimleri
İzleyiciler ayakta alkışladı. Orhan Pamuk’un Nobel aldığı törenden sonra La Scala’daki gece koltuklarımızı kabarttı. Leyla Umar geceyi ve Yaşar Kemal’in unutulmaz gecede yaşadıklarını izledi ve yazdı
Dünyada tanıdığım her sanatçının korkulu rüyası eleştirmenlerdir. Eğer Yaşar Kemal rol yapmadıysa, ömrümde gördüğüm en soğukkanlı yazardı o gece. Elli yıldan beri neşesinin, kızgınlığının ve duygusallığının tüm dozlarını ölçebilecek kadar yakın tanıdığım Yaşar, La Scala’da yakın arkadaşlarımdan birinin nikahında imiş gibi sakin, dozunda neşeli ve alışık olmadığım kadar şıktı. Tiril tiril lacivert takımına uygun kravatı eğer kendi seçtiyse, bravo zevkine...
Yeni tanımaya başladığım ve hayran olduğum eşi Doçent Ayşe Semiha Baban Kemal, kulağıma eğilip “Yaşar’ın sükûneti sizi şaşırtmıyor mu, Allah aşkına?” diye sordu.
Aramıza katılan Livaneli çifti de görüşümüze hak verdi. Arkadan, Sabancı Müzesi’nin genel müdürü Nazan Ölçer ve sırf o gece için birkaç saatliğine Milano’ya gelen Selahattin Beyazıt da Yaşar’ın bu sakin tavrı üzerinde görüşlerini açıkladılar.
Kendisiyle ilgili herkes bir anısını anlatmaya başlayınca, Yaşar ortadan kayboldu. Onun nerede, kiminle oturduğunu perde açıldıktan sonra öğrendik. Artık çok zor yürüyen soprano Leyla Gencer ve eşiyle kraliyet locasında izlediler Teneke’yi.
Seyirciyi etkileyen nefis bir dekor içinde Adanalı çiftçilere tıpatıp benzeyen bir sürü köylü, bizi dahil herkesi şaşırttı. Yanımdaki Türkler kadar yabancı seyircilerin de çok etkilendiği belliydi.
İki saat kırk beş dakika sonra perde kapanırken altı katlı localardan başlayan “Bravo” sesleri koltuklarda oturanlara da sirayet etti. Herkes ayağa fırlamış kendi dilinde bağırıyordu.
O zaman İtalyanların müziği, özellikle operayı kalbinden çıkarıp atmaya asla niyetli olmadığını hissettim. Ve bizde operaya gittikçe azalan ilgiyi düşünerek suçluluk hissettim.
Halkın coşkusunu izlerken aklıma birdenbire Fransa’nın en kültürlü cumhurbaşkanlarından François Mitterand geldi. Çünkü o, Yaşar’ın bütün eserlerinin hayranıydı. Tabii Yaşar’ın eserlerini tercüme eden ilk eşi, rahmetli Tilda’yı da çok düşündüm. Ama tanıdığım günden beri hayran olduğum eşi Ayşe Semiha Baban Kemal’in Yaşar’ın yaşamında ne kadar gerekli bir insan olduğunu da o gece daha iyi hissettim.
BÜYÜK USTA ÇOK SAKİNDİ
Geceyi izleyen Leyla Umar, Yaşar Kemal’le La Scala’nın kapısında bir hatıra fotoğrafı çektirdi. Kemal, eseri tamamlandıktan sonra büyük alkış aldı.
KARARI BEKLEMEDİ
La Scala’daki Teneke’yi Kontes Florence Marzotto, eşiyle birlikte izledi. Leyla Umar da eser hakkında görüşlerini sordu.
GECEDEN NOTLAR
La Scala’da Türk sesiyle temsil edilirdik, bu gece Türk eseriyle temsil ediliyoruz
* La Scala yönetimi ve seyircilerinin hayranlık duyduğu Leyla Gencer: “Şimdiye kadar La Scala’da Türk sesiyle temsil edilirdik, bu gece Türk eseriyle temsil ediliyoruz.”
* Şimdiye kadar Türkiye’de tiyatro eseri olarak iki bin kez sahnelenen Teneke’nin müziğini besteleyen Zülfü Livaneli eserin opera yorumu için şunları söyledi: “Bence yönetmen Ermanno Olmi, Türkiye’nin Avrupalılaşmasını, Nermin ve Kaymakam tipini çizerken çok iyi vurgulamış. Kaymakam Avrupa hayalini anlatırken ayrı geleneklerden aynı geleceğe yürüdüğünü anlatıyor. Yönetmen, çok akıllıca yarattığı Nermin tipiyle Türkiye’nin Avrupalılaşmasında oynayacağı rolü belirtiyor.”
* Belki inanmayacaksınız ama La Scala’da adım başı kont ve konteslerle tanıştırılıyorsunuz. Bu sefer aynı otelde kaldığımız için hemen dost olduğumuz Kontes Florence Marzotto ile operada da beraberdik. Avrupa’nın en saygın ve ünlü konteslerinden olan Marzotto, Teneke’den müthiş etkilendiğini, belki de Türkiye’ye sekiz defa yaptığı yolculukların bu operadan sonra daha da artacağını söyledi.
(Vatan)