Osman kardeşimin ölümünün arkasından ağlayan iki kadına projektörlerini çevirmiş gazeteler.... Eşi Esin Yağmurdereli yıkılmış... Tanrı’ya yakarırcasına dualar okuyor cenazenin başında... Onların birlikte verdiği röportajı okumuştum Tuluhan Tekelioğlu’na Sabah Gazetesi’nde... “Osman, bana mayo bile giydirmezdi... O kadar kıskanır ve esirgerdi beni başkalarından” diyordu... Bir kadının erkeği tarafından nasıl sahiplenildiğini gururla anlattığı o sözler, Osman hayattayken çok başka yerlere çekildi, “gericilik sembolü” olarak sunuldu... Oysa o sözleri söyleyen Esin Yağmurdereli’ydi ve eşinin kendisini nasıl sahiplendiğini anlatmak için söylüyordu...
***
Dün gazeteler projektörlerini genç oyuncu Betül Şahin’e de çevirmişdi... “Canımı kaybettim... Seni hiç unutmayacağım... Betül...” diye ilan vermişti gazetelere, hüngür hüngür ağlıyordu... Olayın magazinsel ve sansasyonel tarafı beni ilgilendirmedi, ama eşinin ve genç kadının yan yana ağlayan fotoğraflarını gördüğümde uzun uzun düşündüm... Hayatın bir yerlerinde uzun yıllar bir şeyler paylaştığı bir erkeğin ölümünün ardından, özel bir kadının acaba merhuma “canım” diye seslenme hakkı var mıdır?.. Yoksa, yasak bir kadının ölümün yasını açıktan tutmaya da hakkı yok mudur?.. Yıllar boyu neydi, ne ifade ediyordu, bilemem, bilmek de istemem, ama yasak bir kadının “canımı kaybettim” demesi beni sonsuz hüzünlendirdi...
***
İri cüsseli, kalbi sevgi dolu bir erkek ve arkasından ağlayan iki kadın vardı belli ki... Hiçbir şeyi kutsamaya, doğrulamaya, legalleştirmeye çalışmıyorum... Dramlardan ve trajedilerden erkek kahramanlar üretme peşinde de değilim... Tersine, kalbim derin derin sızlıyor... Hem kaybettiğim sevgi dolu iri cüsseli arkadaşım için... Hem de arkasından gördüğüm fotoğraflar için... Arkadaşım bana, “insanın etten ve kemikten olduğunu, duyguları, sevgileri, aşkları ve zaaflarıyla bir bütün olduğunu” hatırlattı bir daha...
***
Karısına mayo giydirmeyen, onu başkalarından o derece sakınan bir erkekti Osman... Yasak bir kadının “can”ımı kaybettim diyeceği kadar da sevgi dolu bir yüreğin sahibiydi... Hatalar mı yapmıştı hayatta?.. Yapılmaması gereken şeyleri mi yapmıştı yaşamda?.. Elini “cız” edecek şeylere mi uzatmıştı kısacık yaşamında?.. Onu bilmem... Fotoğraflarda ağlayan iki kadının da “can”larının yandığını görüyorum... İnsana ait olan hiçbir şey bana yabancı değildir... Nur içinde yat sevgili dostum...
*****
İYİ SEVGİLİ OLAMAYAN ERKEKLER...
Her nedense hiçbir erkek kondurmaz kendisine “iyi bir sevgili olamadığını...” Kartaloz zamparalar “benden iyi koca değil, iyi sevgili olur” türünden vecizeler yumurtlarlar ki, etraftaki dişilere mesaj yollasınlar... Mesajın meali şudur: “Siz benim evli olduğuma bakmayın... Ben iyi sevgiliyimdir...” Oysa etrafta bu kadar iyi sevgili olan erkek olsaydı, bu yalnız kadın, kankaları kadınlarla baş başa kalmazdı... Ben yıllardır duymuyorum hiçbir kadından şöylesine bir söz: “Bir erkek arkadaşım var... Öyle iyi bir sevgili ki... Öyle mutluyum ki...”
***
Bu kadar güzel ve yalnız kadın “etrafta iyi bir sevgili yok” diyorsa, bu adamlar kendilerini nasıl iyi sevgili olarak sıfatlandırıyor... Esasen erkeğin iyi bir sevgili olabilmesi için, “erkekliği oturmuş tam bir erkek gibi olması gerekir...” Ayrıca bu da yetmez... Kafasında karşısındaki kadını sevgili diye oturtması gerekir... Takılmakla sevgili olmak aynı şeyler değildir... Erkekler takıldıklarını sevgili zanneder...
***
Kadınlar ise, kendilerini düşüneni, arayıp soranı, gerektiğinde kollayanı, hatta kendisini sevip kıskananı sevgili olarak bellerler... Kadınların sürekli oyunlar icat etmelerinin nedeni erkekleri sınamaktır... Bir başka erkekten bahsederler, gözlerinin ucuyla kendi erkeklerini süzerler... “Bakalım kıskanacak mı?” Kıskanıyorsa, önemsiyor demektir... Kıskanmıyorsa kadın yerine koymuyor takılıyor anlamına gelir...
***
Durup dururken çok da mantıklı olmayan bir şey yapmasını isterler erkeklerinden... Yapıyorsa “beni önemsiyor” diye düşünürler... Yapmıyorsa, depresifleşirler... Kadın oyun oynayacak erkek arar... Arar ki, erkek kendisini seviyor mu önemsiyor mu anlayıversin... Oysa bugün yalnız ve güzel kadınlar “oynayacak erkek” bile bulamıyorlar... Çevrelerindeki erkekler “oynanacak pozisyona bile gelmiyorlar...” İyi sevgili olurlarmış... Hadi canım sen de... Şu anda oyun bile oynanamıyor zat-ı alileriyle...
Akbank hesabı olanlar tehlikede! Akbank müşterilerinin mail adresine gelen duyuruyla kart sahiplerinin bilgilerinin çalındığı ortaya çıktı. Eğer size de bu mail geldiyse dikkat!
Vatandaş Krize Karşı Ne Yapsın? Kamu-Sen, vatandaşa kriz döneminde, parasını nasıl değerlendirebileceğine dair tavsiyelerde bulunuldu.