Genel Yazar
Ayse Bogazkoy
Kara bir gün!
Yazarlarımız
Hacer Altay
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ OLALI BÖYLE ZARAR VERMEDİ
Semra Pınarlı
Özel Anlar
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Her musibetten bir ders almayı da, hesap sormayı da öğrenmeliyiz
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK

Habergunluk.com Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Reha Muhtar

          
         YASAK KADININ KAYBETTİĞİ CANI
Osman kardeşimin ölümünün arkasından ağlayan iki kadına projektörlerini çevirmiş gazeteler....
Eşi Esin Yağmurdereli yıkılmış...
Tanrı’ya yakarırcasına dualar okuyor cenazenin başında...
Onların birlikte verdiği röportajı okumuştum Tuluhan Tekelioğlu’na Sabah Gazetesi’nde...
“Osman, bana mayo bile giydirmezdi... O kadar kıskanır ve esirgerdi beni başkalarından” diyordu...
Bir kadının erkeği tarafından nasıl sahiplenildiğini gururla anlattığı o sözler, Osman hayattayken çok başka yerlere çekildi, “gericilik sembolü” olarak sunuldu...
Oysa o sözleri söyleyen Esin Yağmurdereli’ydi ve eşinin kendisini nasıl sahiplendiğini anlatmak için söylüyordu...


***


Dün gazeteler projektörlerini genç oyuncu Betül Şahin’e de çevirmişdi...
“Canımı kaybettim... Seni hiç unutmayacağım... Betül...” diye ilan vermişti gazetelere, hüngür hüngür ağlıyordu...
Olayın magazinsel ve sansasyonel tarafı beni ilgilendirmedi, ama eşinin ve genç kadının yan yana ağlayan fotoğraflarını gördüğümde uzun uzun düşündüm...
Hayatın bir yerlerinde uzun yıllar bir şeyler paylaştığı bir erkeğin ölümünün ardından, özel bir kadının acaba merhuma “canım” diye seslenme hakkı var mıdır?..
Yoksa, yasak bir kadının ölümün yasını açıktan tutmaya da hakkı yok mudur?..
Yıllar boyu neydi, ne ifade ediyordu, bilemem, bilmek de istemem, ama yasak bir kadının “canımı kaybettim” demesi beni sonsuz hüzünlendirdi...


***


İri cüsseli, kalbi sevgi dolu bir erkek ve arkasından ağlayan iki kadın vardı belli ki...
Hiçbir şeyi kutsamaya, doğrulamaya, legalleştirmeye çalışmıyorum...
Dramlardan ve trajedilerden erkek kahramanlar üretme peşinde de değilim...
Tersine, kalbim derin derin sızlıyor...
Hem kaybettiğim sevgi dolu iri cüsseli arkadaşım için...
Hem de arkasından gördüğüm fotoğraflar için...
Arkadaşım bana, “insanın etten ve kemikten olduğunu, duyguları, sevgileri, aşkları ve zaaflarıyla bir bütün olduğunu” hatırlattı bir daha...


***


Karısına mayo giydirmeyen, onu başkalarından o derece sakınan bir erkekti Osman...
Yasak bir kadının “can”ımı kaybettim diyeceği kadar da sevgi dolu bir yüreğin sahibiydi...
Hatalar mı yapmıştı hayatta?..
Yapılmaması gereken şeyleri mi yapmıştı yaşamda?..
Elini “cız” edecek şeylere mi uzatmıştı kısacık yaşamında?..
Onu bilmem...
Fotoğraflarda ağlayan iki kadının da “can”larının yandığını görüyorum...
İnsana ait olan hiçbir şey bana yabancı değildir...
Nur içinde yat sevgili dostum...


*****


İYİ SEVGİLİ OLAMAYAN ERKEKLER...

Her nedense hiçbir erkek kondurmaz kendisine “iyi bir sevgili olamadığını...”
Kartaloz zamparalar “benden iyi koca değil, iyi sevgili olur” türünden vecizeler yumurtlarlar ki, etraftaki dişilere mesaj yollasınlar...
Mesajın meali şudur:
“Siz benim evli olduğuma bakmayın... Ben iyi sevgiliyimdir...”
Oysa etrafta bu kadar iyi sevgili olan erkek olsaydı, bu yalnız kadın, kankaları kadınlarla baş başa kalmazdı...
Ben yıllardır duymuyorum hiçbir kadından şöylesine bir söz:
“Bir erkek arkadaşım var... Öyle iyi bir sevgili ki... Öyle mutluyum ki...”


***


Bu kadar güzel ve yalnız kadın “etrafta iyi bir sevgili yok” diyorsa, bu adamlar kendilerini nasıl iyi sevgili olarak sıfatlandırıyor...
Esasen erkeğin iyi bir sevgili olabilmesi için, “erkekliği oturmuş tam bir erkek gibi olması gerekir...”
Ayrıca bu da yetmez...
Kafasında karşısındaki kadını sevgili diye oturtması gerekir...
Takılmakla sevgili olmak aynı şeyler değildir...
Erkekler takıldıklarını sevgili zanneder...


***


Kadınlar ise, kendilerini düşüneni, arayıp soranı, gerektiğinde kollayanı, hatta kendisini sevip kıskananı sevgili olarak bellerler...
Kadınların sürekli oyunlar icat etmelerinin nedeni erkekleri sınamaktır...
Bir başka erkekten bahsederler, gözlerinin ucuyla kendi erkeklerini süzerler...
“Bakalım kıskanacak mı?”
Kıskanıyorsa, önemsiyor demektir...
Kıskanmıyorsa kadın yerine koymuyor takılıyor anlamına gelir...


***


Durup dururken çok da mantıklı olmayan bir şey yapmasını isterler erkeklerinden...
Yapıyorsa “beni önemsiyor” diye düşünürler...
Yapmıyorsa, depresifleşirler...
Kadın oyun oynayacak erkek arar...
Arar ki, erkek kendisini seviyor mu önemsiyor mu anlayıversin...
Oysa bugün yalnız ve güzel kadınlar “oynayacak erkek” bile bulamıyorlar...
Çevrelerindeki erkekler “oynanacak pozisyona bile gelmiyorlar...”
İyi sevgili olurlarmış...
Hadi canım sen de...
Şu anda oyun bile oynanamıyor zat-ı alileriyle...
2008-08-07 Bu yazı  201  kere okundu
Son Yazıları:

Köpeklere yalatmam
Bodrum mu Capri-Positano mu pahalı?
Karımla aramız çok kötü diyen erkekler doğru söylemezler!..
Fadime Şahin pavyonda mı çalışıyordu?..
Yasak kadının kaybettiği canı
Bodrum Positano, Nice, Cannes ve ST. Tropez’den daha pahalı
243 YTL’ye Bodrum bileti
Kadının içindeki kırmızı
Türkiye'ye yaz önerileri
Bunun adı baldır
YORUMLAR
Sağlık Bakanlığı ndan radikal karar
Sağlık Bakanlığı, hayati hatalar yapan doktorlara verilen komik cezalara önlem alıyor. Ölüme neden olanlar ömür boyu meslekten men edilecek.
TSK dan hainlere sabah tarruzu!
Genelekurmay Başkanlığı ndan yapılan açıklamada Avaşin Basyan bölgelerindeki PKK ya ait 21 ayrı hedefin vurulduğu belirtildi...
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
Iletisim   |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | sitemap | Google |
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.