Genel Yazar
Ayse Bogazkoy
Aşk acısını dindir ve bilim aşka el attı
Yazarlarımız
Hacer Altay
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ OLALI BÖYLE ZARAR VERMEDİ
Semra Pınarlı
Amacım Dikkat Çekmek!
Erturk Demirel
NABUCCO PROJESİ VE İPOTEK ALTINA ALINAN GELECEĞİMİZ
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK

Habergunluk.com Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Mehmet Barlas

          
         DOĞRU YER VE DOĞRU ZAMAN ÇÖZÜMLERİ KOLAYLAŞTIRIR
Her dönemde sahip değiştiren Yeniköy yalılarından birinin sahibi, 1950 li yıllarda yarı meczup bir mirasyediydi.
Onun yalısı Yeniköy vapur iskelesine yakındı.
Bir gün onu İstinye Koyu nda eğilmiş, denize kıyıdan dikkatle bakarken gördüm.
Merak ettim, "Denize bir şey mi düşürdünüz" diye sordum.
- Evet... Babamdan kalan zümrüt taşlı yüzüğü düşürdüm denize... Onu bulmaya çalışıyorum, diye cevap verdi.
Üsteledim,
- Ne zaman düşürdünüz? Bu kıyıdan nasıl düştü yüzüğünüz denize?
Yarı meczup mirasyedi yalı sahibi sorularımı cevapladı:
- Yüzüğü geçen yaz, bizim yalının önünde yüzerken düşürdüm denize.
Şaşırmıştım...
- Sizin yalı buraya bir kilometre uzakta. Ayrıca aradan bir yıl geçmiş. Neden burada arıyorsunuz yüzüğünüzü, dedim.
Bu sorum onu şaşırtmıştı. Tersler gibi cevap verdi bu defa:
- Boğaz akıntılarını bilmiyor musunuz? Yüzük bir yılda akıntıyla buraya gelmiş olamaz yani?
Onun düşünce tarzını anlamak çok zor değildi aslında.
Önemli olan yüzüğü bulmak değil, babasından kalan ve kaybettiği bu yadigarı bulmak için çaba harcamaktı.
Kendi iç hesaplaşmasına ilişkin bir durumdu bu.

Siyasetin açmazları
Toplumsal ve siyasal yaşamda da bu gibi durumlara rastlamaz mısınız?
Ortaya çıktıkları zaman hemen çözüm üretilip üzerlerine gidilse halledilecek sorunlar zamana bırakılır... Sonra bunlar kriz konusu haline geldikleri zaman da, bunların ilk ortaya çıktıkları koşullar aynı kalmış gibi, artık güncel gerçeklerle hiç uyumları kalmamış bir şeyler yapılmaya çalışılır.
Eleştirenlere de "Görüyorsunuz ki sorunların üzerine gidiyoruz" denilir.
Sorun çözümlenemeyince de mesela "Dış güçler bizi engelledi" gerekçesi ile, çözüm daha öteye ertelenir.
"Güneydoğu sorunu"nun veya "Kürt realitesi"nin "Bölücü terör" içeriği ile bir kriz konusu haline dönüşmesinde de buna benzer bir süreç yaşanmadı mı?
Bırakalım geride kalan uzun yılları... Amerika Irak a müdahale ederken bizim de Kuzey Irak a girmemizi mümkün kılacak "1 Mart Tezkeresi" hem siyasetçiler hem de askerler tarafından onaylanmadı.
Şimdi ise, Türkiye nin yerine Kuzey Irak ta Amerika ile ittifak oluşturan Barzani yönetiminin, bu bölgeyi PKK dan temizlemesini istiyoruz.
"Bölücü terörün kaynağı içeride mi yoksa dışarıda mı" sorunsalını derinine tartışmak istemiyoruz.
Soru, "Barzani Türkiye nin beklentilerinin ne kadarına cevap verebilir" noktasında şimdi.

Barzani den beklentilerimiz
Mehmet Ali Birand dünkü Posta daki yorumunda, bu soruyu şöyle cevaplamıştı:
"Beklentilerimizin listesi oldukça uzun:
- PKK nın lider kadrosunu yakalayıp bize teslim edin.
- Sınır boyundakilerden başlayarak, Kandil deki kampları dağıtın ve PKK nın K.Irak ta kamp kurmasını engelleyin.
- PKK nın K.Irak ta dolaşmasını, silah ve cephane taşımasını engellemek için kontrol noktaları oluşturun.
- Havaalanlarında kontrolleri artırın ve PKK liderlerinin giriş çıkışlarını durdurun.
- Türkiye aleyhinde ve PKK lehinde açıklamalar yapmayın ve Washington un yaptığı gibi, Ankara ile sürekli istihbarat alışverişine girin...
Ancak kendi kendimize "Acaba Barzani bu beklentilerimizi yerine getirebilir mi? Hepsini olmasa dahi, yarısını karşılayabilir mi?" diye sormuyoruz. Barzani nin sorunlarını, kendi içindeki dengeleri ve neleri yapıp neleri yapamayacağını düşünmüyoruz. Kendimizi onun yerine koymuyoruz. Barzani yukarıdaki listemizin tümünü değil yarısını dahi yerine getiremez.
Bunu yapması PKK ya savaş ilan etmesi anlamına gelir ki, bu da Kürdün Kürdü kırması demektir. Ne gücü yeterlidir, ne de moral açıdan böyle bir eyleme hazırdır.
Buna karşılık, Türkiye ye sınırlı dahi olsa destek verebilir. Bunun koşulu da, bizim Barzani yi daha iyi anlamamız, küçük görmememiz, varsa ihtiyaçlarını karşılamamız ve birlikte adım atmayı kabul etmemizdir."
Ne dersiniz?
Bu durumda Barzani ye mi, Amerika ya mı, bu gibi durumları gündeme getiren basına mı öfkelenelim.
Mesela Diyarbakır ın sorunlarına çözümü Erbil de üretebilir miyiz gerçekten?
2008-10-17 Bu yazı  3300  kere okundu
Son Yazıları:

Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
Her musibetten bir ders almayı da, hesap sormayı da öğrenmeliyiz
AK Parti'nin başarı şansı az... Çünkü alternatifi yok...
Ezanın güzel okunması beklentisi gündemde ağırlıkla var
AK Parti Batıcı olunca mı CHP treni raydan çıktı
Türk'ün Türk'ten başka dostu mu, yoksa düşmanı mı yoktur?
Tayyip Erdoğan gerçekten Fatih Terim'e benzeseydi
İnsanoğlu nelere alışmamış ki bu duruma alışamasın
Demokratik siyasette maksat sadece işlem hacmini artırmak mı?
Hiç olmazsa pazar günleri gülmeyi deneyebiliriz
YORUMLAR
İsrail yine camiiyi vurdu!- Foto
İsrail, Gazze ye yönelik geçen cumartesi başlattığı hava harekatına bugün de devam ediyor.
Filistinde Zulüm var
Müslüman bir ‘aydın’ Hadis-i Şerif kriterlerini göz önünde bulundurarak ‘’Yahudilerin dünyanın sonuna kadar insanlığın başına bela olacağını’’ söylemi
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
Iletisim   |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google | emlak | iddaa | iddaa
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
arkadaş çocuk oyunları sohbet odaları