Genel Yazar
Ayse Bogazkoy
Aşk acısını dindir ve bilim aşka el attı
Yazarlarımız
Hacer Altay
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ OLALI BÖYLE ZARAR VERMEDİ
Semra Pınarlı
Amacım Dikkat Çekmek!
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK

Habergunluk.com Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

Yazara Ait Tüm Yazılar
  Reha Muhtar

          
         KÖPEKLERE YALATMAM
Eskiden bu kadar sert ve ajitatör gibi konuşmazdı... Son gördüğümde Çapraz Ateş’e konuktu, üslubu değişmişti, daha sert, daha radikal, daha uzlaşmaz, daha öfke dolu konuşuyordu...

Sen niye bu kadar sertleştin... Böyle değildin...” dedim program çıkışı...

“Öyle gerekiyor” gibisinden bir şeyler söyledi zaten gitmek üzereydi, el sıkışarak vedalaştık...

Önceki gün Vakit’teki köşesinde Deniz Feneri meselesiyle niye ilgilenmediğini şöyle açıklamış:

“Önyargılıyım... İtham Müslüman’a yönelikse ‘iftira’ derim, kâfire yönelikse ‘doğru’ derim...

Haksız servet artışı varsa bunun acısı mutlaka çıkacaktır...

Ahirette de dünyada da...

O hesapları kendi içimizde sorabiliriz...

Ben bir Müslüman’ı hele bir fasık saldırıyorsa, asla yıpratmam...

Belki kendim ısırırım Müslüman kardeşimi...

Lakin köpeklerin yalamasına dahi müsaade etmem...

Hele tarassut köpeklerinin asla...

Çifte standardım var...

Deniz Feneri benimdir...

Ergenekon terör örgütü, kahrolası darbe düzeninin...”


***

Çifte standardını, hayatı Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar diye gördüğünü, ıkınıp sıkınmadan, lafı evirip çevirmeden söylüyor...

Şimdi bütün aklıevveller Serdar Arseven’e saldıracaklardır...

“Pes vallahi bu kadarı da olmaz...” diyecekler, ‘Deniz Feneri’ne susarım, Ergenekona çakarım.’

Oysa demokrasiden anlayanlar için Serdar Arseven’in böyle konuşması değil, “Bu görüşün iktidar olmasıdır” sakıncalı olan...

Demokraside Serdar Arseven’ler olabilir...

Demokraside olmayacak şey Serdar Arseven’in düşünce tarzının iktidar olmasıdır...

Çünkü bu düşünce iktidar olursa demokrasi demokrasilikten çıkacak, diktatoryaya dönüşecektir...


***

Şöyle ki:

1) Serdar Arseven, hayatı “gerçek Müslümanlar ve gerçek Müslüman olmayanlar” diye ikiye ayırarak, bir kesimi kendinden sayarken, diğer kesimi alabildiğine ötekileştiren, düşmanlaştıran, kendisine yabancılaştıran bir bakış açısını yansıtmaktadır...

2) Elbette demokratik değildir, totaliterdir...

Kendinden saydıklarıyla, “karşı”dan saydıkları, arasına kesin kırmızı çizgiler koyan, ötekine neredeyse her saldırıyı mübah sayarken, kendisinden saydığını her saldırıya karşı korumaya alan bir bakıştır...

3) İnsanları ‘gerçek Müslüman ve gerçek Müslüman olmayan’ diye ayıran anlayış, çifte standart gereğince ikincilerin yaşam alanlarının gittikçe daraltılmasıyla da sonuçlanacaktır elbet...

Mahalle baskısı ya da çoğunluk baskısı denilen şey tam da bu çifte standarttan kaynaklanan ve ötekilerin yaşam hakkını sınırlayan anlayışın uzantısıdır...


***

Ve fakat:

4) Serdar Arseven zaten “demokrasiye inanmadığını ve demokrat sayılmayacağını” ısrarla vurguluyor...

O zaman ona “vay anasına sayın seyirciler” demenin âlemi yok...

Onlar demokratım demedi ki, soruyorsunuz sen biçim demokratsın diye...

5) Konu şudur...

Demokrasi Serdar Arseven’in çifte standartlı, antidemokratik düşüncelerini söylemesini de tolere eder, Türkçesiyle hoşgörür...

Demokrasinin tolere edemediği şey çifte standartlı antidemokratik düşüncenin iktidarda seslendirilmesi ve uygulanmasıdır...

6) Tehlikeli olan, “Deniz Feneri benimdir... Ergenekon terör örgütü kahrolası darbe düzeninin” diyen anlayışın tam da bu anlayışın iktidar tarafından benimsenmesidir...

Tehlike, iktidarın bu anlayışa kaymasındadır...

İktidar aynı zamanda uygulama mercii olduğu için, demokrasi bunu tolere edemeyecek, rejim diktatoryaya kayacaktır...

Türkiye’nin yaşadığı tehlikenin bam teli burasıdır...

Gerçek demokratların, zibidi müsvedde demokratlara anlatmaya çalıştığı da budur.

Demokrasi ile teokrasi, Avrupa demokrasisi ile Saddam veya Tahran demokrasisi arasındaki derin fark da burada yatmaktadır...

Omurgasız ‘tardigrad’lar ve müsvedde demokratlar bunları anlayamazlar...
2008-09-19 Bu yazı  3740  kere okundu
Son Yazıları:

Köpeklere yalatmam
Bodrum mu Capri-Positano mu pahalı?
Karımla aramız çok kötü diyen erkekler doğru söylemezler!..
Fadime Şahin pavyonda mı çalışıyordu?..
Yasak kadının kaybettiği canı
Bodrum Positano, Nice, Cannes ve ST. Tropez’den daha pahalı
243 YTL’ye Bodrum bileti
Kadının içindeki kırmızı
Türkiye'ye yaz önerileri
Bunun adı baldır
YORUMLAR
Çarşaf bir simge değil
CHP lideri Baykal partisinin ‘çarşaf’ açılımını bakın hangi sözlerle savundu
10 yaş genç görünmenin formülü
Cildi 20 li yaşların diriliğine kavuşturan, ince kırışıklıkları, kaybolan nemi geri veren somon antioksidan ve vitamin kokteyllerinden oluşan hi-freka
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
Iletisim   |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google | emlak | iddaa | iddaa
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

arkadaş çocuk oyunları sohbet odaları