Borsa 58 binden 29 bine düştü. Büyüme 1.9’a geriledi. Ancak Başbakan, ‘Kriz etkiliyor, tedbir alalım’ diyenleri ‘kriz fırsatçıları’ diye eleştiriyor.
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin küresel krizden en az zararla çıkması için önlemler alındığını belirterek, kriz uyarısı yapanları ‘yangına benzinle gidenler’ olarak nitelendirdi.
Milliyet'in haberine göre, Erdoğan, global kriz konusunda hükümetin gerekli önlemi almadığı ve Türkiye’nin de etkileneceğine ilişkin yorum ve haberlere dün de tepki gösterdi. Önceki gün Sivas’ta yaptığı konuşmada bu şekilde görüş açıklayanları eleştiren Başbakan, dün de Dış Ticaret Haftası etkinliğinde, ‘krizden maddi çıkar bekleyenler’ olduğunu, bunların karamsarlık pompaladıklarını söyledi.
Erdoğan şöyle konuştu:
“Bütün yaptıkları millete karamsarlık pompalamak. Açık söylüyorum bu ülkede dört gözle kriz bekleyenler var. Krizden siyasi ya da maddi çıkar bekleyenler var. Bunun için ellerini ovuşturanlar var. Bunları milletimiz çok iyi biliyor. Eğer bir yerde yangın varsa yangını söndürmek itfaiyenin görevi ama itfaiye yangını söndürmek için yangın pompasıyla gitmez bunlar onu yapıyor. Biz su pompasıyla gidiyoruz.
Şu anda krizin bu noktasında bizde bir hasar yok. Ancak olmayacak demiyorum. En az zararla bunu aşacağız.”
‘Bütün riski alıyoruz’
Bu arada Başbakan Erdoğan, Avrupa’daki Türklerin yabancı bankalardaki mevduatını Türkiye’ye çekme konusunda ortaya çıkan tereddütlerin hatırlatılması üzerine, çalışmaların yapıldığını, riski neyse bütün riski aldıklarını dile getirdi. Erdoğan, “Yeter ki bu paralar ülkemize girsin” dedi.
‘Kimse tetiklemesin’
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in açıklamalarında da aynı konu yer aldı. Türkiye’deki muhtemel sıkıntılar üzerine bir değerlendirme yaptıklarını söyleyen Çiçek, konuyu yakinen takip ettiklerini belirtti. Çiçek, “Krizlerin psikolojik boyutu vardır. Her olayı kendi çerçevesinde değerlendirmediğinizde olduğundan çok daha fazla olumsuz tesirler vatandaşa yansır” dedi.
En başta iş dünyası, herkesin krizi başka türlü değerlendirmesini veya anlamalarına yol açabilecek hususlarından kaçınmasında fayda olduğunu belirten Cemil Çiçek şöyle devam etti:
“Sayın Başbakan ve bizim belli kavramlara itirazımız, bu işi olduğundan daha fazlaca tetikleyici bir rol kimse üstlenmemelidir. İyi niyetle de bu konuşmalar yapılabilir ama bazen merhametten maraz doğar.
Gereken tedbirler varsa bunları alırız ve alacağız. Bunlara da dikkat gerekecek. Dediğim gibi işin psikolojik boyutu çok önemli herkes bir diğerini bu manada etkilemeye çalışır. Bir kısım fırsatçılar da çıkar.”
Birçok örgüt ve işadamı uyardı
Türkiye’nin önemli iş örgütleri ve büyük holdinglerinin patronları global kriz ve Türkiye’ye etkisi konusunda son günlerde açıklamalar yaptı. Bu açıklamalar birçok gazetede yer aldı. Hepsi Türkiye’nin güçlü taraflarına da dikkat çekmekle birlikte ‘bize bir şey olmaz’ rahatlığını eleştiriyorlar. İşte o açıklamalar:
‘Bize bir şey olmaz’ rahatlığı yanlış
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu:
Kriz üç alanda hissedilecek. İlkini mali piyasalarda yaşamaya başladık. Hazine’nin borçlanma faizi 1.5 puan arttı. YTL değer kaybetti. Hisse senetlerinde ciddi gerileme yaşandı. Yabancı fon girişi zaten azalmıştı, bundan sonra eksiye dönecek gibi gözüküyor. İkinci etkiyi reel sektörde hissedeceğiz. Ekonomi zaten yavaşlamıştı. Dördüncü çeyrekten itibaren büyüme hızında ciddi yavaşlama bekleniyor. Ev ödevlerini biriktirmenin ve ‘bize bir şey olmaz’ rahatlığının sıkıntılarını bugün yaşıyoruz.
‘İş dünyası olarak tedirginiz’
TÜSİAD BaşkanıArzuhan Doğan Yalçındağ:
Bu artık bir finansal kriz değil, dünya sallanıyor. İş dünyası olarak çok tedirginiz. Özel sektör bu borcu nasıl çevirecek? Dünyadaki bu sallantının Türkiye’yi etkilemeyeceğini söylemek olacak şey değil. Bankacılık sektörü dünyadaki birçok ülkeye göre çok daha sağlam. Bankalarımızın sermaye rasyoları yüksek. Doğru ancak şu da doğru ki; dünya daralmaya gidiyor. İhracatımıza talep düşecek. Türk özel sektörü muazzam borçlu. Bu borcu nasıl ödeyeceğiz? Bütün bunlar, bu daralmanın Türkiye’de de şiddetle yaşanacağını söylüyor.
‘Kriz kapıdan içeri girdi’
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük:
Geçmişte ifade ettiğim gibi kriz kapımızda, hatta içeri girdi. Bu dönemi en olumlu şekilde nasıl geçirebileceğimiz konusunda konuştuk. Bunu, bir fırsata dönüştürme konusunda da çok samimi bir duygu ve düşünce içindeyim.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir:
Yüzde 6.5’larda büyüyen bir ekonominin büyüme hızının yüzde 3 ’e düşmesi iş hayatında sıkıntılara yol açacak, iş hacmi daralacak, yığılmalar olacak, maliyetler artacak, firmalar zorlanacak. Kamunun kendi kemerlerini iyi sıkması seçim ekonomisi uygulanmaması gerekir. Bir IMF çıpası, bir AB çıpası Türkiye’ye güveni pekiştirmede faydalı olurdu.
‘Durgunluk orta vadede sürer’
TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş:
Bu da dünyadaki ticareti olumsuz yönde etkileyecek. Çünkü tekstil ve hazırgiyim sektörleri ihracat ağırlıklı çalışıyor . Piyasalardaki tüketim harcamaları da bu kırılganlıktan etkilenecek. Biz yılbaşından beri bunun sinyallerini almaya başlamıştık. Dolayısıyla durgunluk orta vadede süreceğe benziyor.
İTHİB Başkanı İsmail Gülle:
Hammadde maliyetlerindeki artış ihracat performansını azaltıyor. Dış ticaret rakamlarımız köpürtülmüş ayran gibi görünüyordu. Bundan sonraki gelişmeler dünyada bir talep daralmasının olacağını gösteriyor.
MÜSİAD açıklaması:
Nakit ihtiyacı azaltılıp likit kalınmalı, harcamalarda tasarruf yapılmalı. Mali varlıklar ve döviz kurlarındaki dalgalanmaya dikkat edilmeli. Pariteler dalgalı olduğundan aynı para biriminde işlem yapılmalı. Yaşanan küresel dar boğazda yerli ve yabancı kaynak kullanımına bağımlılık azaltılmalı, özellikle banka kredilerine dayalı nakit akımları gözden geçirilmeli. Girdi ve emtia fiyatlarındaki oynaklığa dikkat edilmeli.
Reel sektörün açık pozisyonu önemli
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç:
Türkiye’nin etkilenmemesi söz konusu olamaz. Kimse neyin ne olacağını tahmin edemiyor. Çok dikkatli olmalıyız. Allah’tan bankacılık gayet iyi. Reel sektörün açık pozisyonu önemli. Herhangi bir şekilde ödeme sıkıntısına girmesi, ciddi bir sıkıntı yaratabilir. Tabii ki iyimser olmak gerekiyor ama gerçeklerden de uzak kalmamak lazım.
Hükümetin biraz daha proaktif olup... IMF stand-by anlaşması, bugün psikolojik de olsa etrafı çok rahatlatabilir. Piyasa bir miktar daralmaya başladı. Herkes bekle gör psikolojisine giriyor. O bakımdan çok ciddi hareket etmemiz lazım. Önümüzdeki birkaç ayda işsizlik sorunu artabilir.
‘Büyüme etkilenecek’
Sabancı Holding Başkanı Güler Sabancı:
Tabii büyümemiz etkilenecek. Yüzde 4 gibi bir büyüme, 4’ün altında bir büyümeyle 2008’i kapatacağız gibi gözüküyor. Bu, her halükarda yüzde 2 olan OECD ortalamasında daha iyi. Dolayısıyla bizim, hala götüren ve etkileyen kendi iç dinamiğimiz var.
‘Krizi ciddiye almamak doğru olmaz’
Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı:
Paniğe kapılmamak doğrudur, ancak krizi ciddiye almamak doğru olmaz. “Bizim gemimiz sağlam, teknemiz sağlam” demenin kesinlikle doğru olduğuna inanıyorum, ancak şimdi rüzgar fırtınaya dönüştü, rüzgarın yönü değişti. Dolayısıyla farklı bir şekilde dümen tutacağız. O farklılığı ortaya koyabilmemiz gerekir.