DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, BUGÜN gazetesi aracılığıyla önemli
açıklamalar yaptı. Terör örgütü PKK'ya silah bırakma çağrısında bulunan
Türk, hükümetin de bu süreçte inisiyatif alması gerektiğini vurguladı.
Türk, gazetemizin Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan ve parlamento
muhabirimiz Ezelhan Üstünkaya'ya gündeme ilişkin şu önemli mesajları
verdi: Parti kapatma: Siyasal olaylarda umutların kırılması insana
büyük inançsızlık geliştirir. Bu inançsızlık da toplumda güvensizliği
doğurur. Siyasi partilerin kapatılması siyasette güvensizlik doğurur.
Bu AK Parti için de geçerli, Kürtler için de. Eve dönüş yasası: Eve
dönüş için diyalog çağrıları yapılıyor, biz de yapıyoruz. Yol haritası
ortaya koymaya çalışıyoruz. Düşüncelerimiz anlaşılmamışsa gelin izah
edin şeklindeki görüşmelere de açığız. Ancak hükümet bugün kendi
yarasına merhem sunacak noktada değil. AK Parti içindeki Kürt
milletvekilleri Kürt sorununun çözümü için tek proje ortaya koymadı.
Soru yol su değil: Bölge halkının talepleri ile ilgili saptırma var.
Halkın kültürel, kimliksel, eğitim talebi var, yerinde yönetime katılma
arayışı var. Meseleyi sadece sağlık ve yol olarak değerlendirmek doğru
değil. Irak'taki Şii- Sünni anlaşmazlığının altında sağlık sorunu mu
var. İrlanda, İspanya'daki sorun bu mu? Sıkıntının kaynağı yol, su,
elektrik değil. Çankırı Kastamonu'daki yol, su, elektrik sıkıntısı ile
bölgedeki sıkıntı arasında çok fazla farklılık yok. Meselenin sosyal
kültürel boyutunu göz önünde tutmamız lazım. Terör ve çözüm: Silahı
veya silahla sorunları çözmeyi günümüz dünyasında geçerli bir araç
olarak görmüyoruz. Bunu değiştirmeye yönelik düşüncelerimizi ikna
temelinde geliştirmeye dönük çaba gösteriyoruz. Ama bu çabanın güçlü
olması gerekir. Türkiye'nin değişim ve dönüşümünü istemeyenler var.
Çözümsüzlüğün nedeni Kürtler ise gelin oturalım konuşalım. PKK'nın
kaynağının kurutulması demokratik açılımı esas alan yöntemdir. PKK'ya
silah çağrısı yaptık, yapıyoruz, yapılması gerek ama bu yapılırken
hükümet de inisiyatif almalı. Hükümet demokratik çözümü esas alan
mantığı, açılımı geliştirmek durumunda.
KÜRTLER CHP’YE OY VERMEZ
Bütün ekonomik ve siyasi olumsuzluklara rağmen halk şu anda da
sarılabilecek bir parti görmüyor. AK Parti yıpransa da CHP yükselmiyor.
İddia ediyorum bölgeye gidin CHP ile MHP arasında tercih yapın
dediğiniz zaman, 'bile bile MHP'ye veririm ama CHP'ye vermem' der,
çünkü CHP'den sosyal demokrat parti beklentisi var. Onu görmeyince daha
fazla öfkeleniyor. CHP'nin tavrını hazmedemiyor. Dava oylarımızı
artırdı DTP hakkındaki kapatma davasının ardından oylarımız 22 Temmuz
seçimine göre bölgede yüzde 30 artmış durumda. Bölgedeki halkın
beklentisinin en önemli ayağını, siyasi beklentiler oluşturuyor. Bölge
halkı AK Parti'yi diğer statükocu partilerden farklı görüyordu. DTP
misyon partisi. AK Parti, Kürt sorununun barışçı yöntemlerle
çözülmesini esas alan mesajlar verdiler. Halk, sığınacak liman gibi
gördü. Ancak bu şimdi sarsıldı.
KÜRTLER TÜRKiYE’DEN KOPMAK iSTEMiYOR
PKK ya da Kürt sorunu Türkiye'nin sorunu. Ortak akıl ile çözülür.
Kürtlerin Türkiye'den kopma ayrılma gibi bir faaliyeti yok. Ortak
akılla hem demokrasiyi geliştirecek hem de kendi yurttaşlarını
kucaklayacak demokratik proje konulmalı. Hükümetin, PKK'nın, Kürtlerin
herkesin ikna edilmesi gerek. Bunun zemini var. Sivil demokratik çözüm
olmazsa eve dönüş çağrısının ne anlamı olur? İnsanların evden çıkış
nedenleri ortadan kaldırılsa hazırız diyecekler. Eve dönüş nedir,
cezaevi mi? Gelip cezaevinde mi yatacaklar. Kafamızda harita yok. DTP
olarak etnisite üzerinden siyaset yapmıyoruz. Etnisite üzerinden
siyaset yapmak halkları karşı karşıya getirmektir. Kürtler tarih
boyunca Türk halkı ile çok yakın yaşadı. Tarih boyunca Kürtler önce
Selçuklu, sonra Osmanlı'dan yana tavır geliştirdi. Tarihi bir bağ var.
YÖNETiM KADROSUNA FORMÜL BULUNMALI
Eyleme katılmayanlar geldiler, bir süre sonra serbest bırakıldılar.
Peki yönetim kadrosu, ismi öne çıkan, eylemlerde ismi öne çıkanlar ne
olacak? Bütün bunların netleşmesi gerek. Toplumda öfke olacaksa farklı
formüller bulunur. Türkiye'ye gelmeden farklı yerler için bu
tartışılır. Çözme niyeti gösterilsin. Toplum buna hazır değilse,
psikolojik hazırlık süreci, mahalle baskısını ortadan kaldırmak
gerekir. Bunun için de esnek davranmak gerekir. Türkler ve Kürtler bin
yıldır birlikte yaşıyor. İsyanlar olmuş ama halklar arası düşmanlık
gelişmemiş. Bir canavar yetiştirdik. Alt yapısı hazırlanmadan tabii
meseleyi çözmek mümkün değil. Yeni bir kucaklayıcı mantık siyaset
gerek. Mesele af değil. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olup farklı
kimliği, dili kültürü olan insanların doğuştan gelen bu hakları
kullanabileceği ortam sağlanmalı.