AK Parti'ye yönelik sürdürdüğü kampanya ile son dönem ön plana çıkan ve 'Artık Türkiye'de yaşamak istemiyorum' sözleri ile de büyük tepki çeken Fazıl Say'ın adı bu kez aşk polimiklerine karıştı.
Fazıl Say'ın kendisine attığı mesajlardan rahatsız olduğunu söyleyen ünlü şarkıcı, Banu Zorlu, Fazıl Say'ın 'O kadınla hiç karşılaşmadım' sözlerinden sonra adeta çileden çıktı .Zorlu' Eğer benden özür dilemezse hakikaten işler kötüye gidecek' dedi. Zorlu, Hürriyet'in Kelebek ekine konuştu. Say'ın kendisine çektiği cep telefonu mesajlarını gösteren Zorlu, "İşler daha ileri boyluta gider ve eer ben konuşursam bu kez benim yüzümden Türkiye'yi terketmek zorunda kalır" dedi.
Ayşe Hatun Önal da Fazıl Say ile aşk yaşadığı iddialarını yalanladı. Önal uzun süredir hayatında kimsenin olmadığını açıkladı.
FAZIL SAY AK PARTİ'Yİ ELEŞTİRDİ..
Fazıl Say, bir Alman gazetesinde yer alan görüşleri ve ardından yayınlanan haberler dolayısıyla merkezi Antalya'da bulunan Kadir Dursun Prodüksiyon aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, besteci ve piyanist yönüyle Avrupa müzik kültürünü temsil etmesine rağmen, kökeni olan Anadolu halk kültüründen hiç kopmadığını; bunu, herkesin bildiğini ifade etti.
Bütün eserlerinin halk kültürüyle yoğrulduğunu kaydeden Fazıl Say, Avrupa Birliği'nin "Kültürlerarası Diyalog Yılı"nda kendisini "Elçi" unvanıyla görevlendirmesinin temelinde, bu özelliğinin yattığına dikkati çekti.
Fazıl Say açıklamasında, şunları kaydetti:
"Bütün bunlara karşılık bu iktidar, bana ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadı. 'Metin Altıok Ağıtı' adlı oratoryom dolayısıyla, iktidarın ilk kültür bakanı, çeşitli yöntemler kullanarak eserin sansür edilmesini sağladı. Bu olayı, hiç unutamıyorum.
Müzik sanatını küçümsemenin başta gelen örneklerinden biri, Milli Eğitim Bakanlığının önceki yıl okullarda müzik ve resim derslerinin kaldırılması girişiminde bulunmasıdır. Bizim milli eğitim sistemimizden sanat eğitimi dışlanamaz. Başka bir olumsuz örnek ise Türkiye'nin bugün on bin müzik öğretmeni açığı bulunduğu halde, lisans öğrenimini tamamlayan genç müzikçilerimizin öğretmen olmasını önlemek için engeller icat edilmesidir. Bunlar, basının ve halkın gözünden kaçmış olabilir ama, müzik benim mesleğim; benim gözümden kaçmadı. 'Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir' özdeyişini, 'Sanatçı, karanlığın tehlikesini ilk hissedendir' anlamında da düşünebiliriz."
"Orta Çağ karanlığının, bütün aydınlar gibi kendisini de kaygılandırdığını" ifade eden Fazıl Say, açıklamasında, "En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz" görüşüne yer verdi.
Say'ın 'artık Türkiye'de yaşamak istemiyorum' sözleri çok tartışıldı.
|